Kaygı mı korku mu?

Ki­şi­nin iç veya dış dün­ya­sın­dan gelen bir uya­ran­la kar­şı­laş­tı­ğı anda be­den­sel, duy­gu­sal ve zi­hin­sel de­ği­şim­ler ya­şa­tan bir uya­rış­mış­lık ve stres ha­li­ne kaygı denir. Yani kı­sa­ca kaygı, ki­şi­nin korku ve­ri­ci ya da teh­dit edici bir uya­ran­la kar­şı­laş­tı­ğın­da be­den­sel ve ruh­sal tepki ver­me­si­dir. Kaygı duyan ki­şi­de ne­den­siz bir te­dir­gin­lik ve korku var­dır. Kaygı ya­şa­yan kişi bu du­ru­mu 'kötü bir şey ola­cak­mış hissi', 'ra­hat­sız edici bir en­di­şe hali' ya da 'ne­den­siz bir korku hali' ola­rak ifade eder­ler.

Bun­la­rın ya­nın­da kaygı ile korku genel ola­rak ka­rış­tı­rıl­mak­ta ve bu du­ru­ma açık­lık ge­tir­mek­te fayda var. Kaygı, be­lir­siz ve uzun sü­reç­li­dir. Korku ise kay­na­ğı belli ve kısa sü­reç­li­dir. Kaygı, kor­ku­dan fark­lı olup somut ola­rak var ol­ma­yan, ta­ma­men kendi içi­miz­de ih­ti­mal­ler doğ­rul­tu­sun­da zih­ni­miz­de ge­liş­tir­di­ği­miz uya­ran­la­ra du­yu­lan tepki ni­te­li­ğin­de­dir. Ör­ne­ğin kö­pek­ten kor­kan bir ki­şi­nin so­kak­ta kö­pek­le kar­şı­laş­tı­ğın­da his­set­ti­ği duygu kor­ku­dur. Çünkü kork­ma­sın neden olan dış­sal bir uya­ran var­dır ve o da kö­pek­tir. Kişi aynı so­kak­tan ge­çer­ken hiç­bir uya­ran ol­ma­ma­sı­na rağ­men 'acaba köpek çıkar mı?' dü­şün­ce­si­nin ya­rat­tı­ğı duygu ise kay­gı­dır. Çünkü kö­pe­ğin çıkma ih­ti­ma­li, zih­nin­de kay­gı­yı te­tik­le­yen ve uyan­dı­ran bir hal al­mış­tır.

As­lın­da vur­gu­lan­ma­sı ge­re­ken en önem­li konu, kay­gı­nın hiç ol­ma­ma­sı ya da kay­gı­nın üst se­vi­ye­ler­de ol­ma­sı­dır. Yani kay­gı­nın belli bir se­vi­ye­de ol­ma­sı, ki­şi­yi mo­ti­ve ede­rek ya­şam­da daha aktif bir rol al­ma­sı­nı, or­ta­ya çı­ka­bi­le­cek teh­li­ke­le­re karşı ken­di­si­ni ko­ru­ma­sı­nı sağ­lar. Ancak öl­çü­yü aşan kaygı, ki­şi­yi hem be­den­sel hem zi­hin­sel hem de duy­gu­sal ola­rak olum­suz et­ki­ler ve ki­şi­nin ger­çek po­tan­si­ye­li­ni or­ta­ya koy­ma­sı­nı en­gel­ler.

Ank­si­ye­te(kaygı) bo­zuk­lu­ğu­nun be­lir­ti­le­ri dört baş­lık­ta top­lan­mak­ta­dır.

Bi­liş­sel be­lir­ti­ler; ger­çek­lik duy­gu­sun­da de­ğiş­me, dik­ka­ti­ni ver­me­de zor­lan­ma, dik­kat da­ğı­nık­lı­ğı, kont­ro­lü­nü yi­tir­me kay­gı­sı, fi­zik­sel zarar gö­re­ce­ği en­di­şe­si.

Duy­gu­sal be­lir­ti­ler; korku, hu­zur­suz­luk, en­di­şe, ça­re­siz­lik, panik.

Dav­ra­nış­sal be­lir­ti­ler; kaygı ya­ra­tan du­rum­lar­dan ka­çın­ma, kaygı ya­ra­tan du­rum­la kar­şı­la­şın­ca donup kalma.

Fiz­yo­lo­jik be­lir­ti­ler; çar­pın­tı, kan ba­sın­cı de­ği­şik­lik­le­ri, soluk yüz ya da yüzde kı­zar­ma, nefes dar­lı­ğı, bo­ğaz­da dü­ğüm­len­me, bu­lan­tı, kusma, karın ağ­rı­sı, sık id­ra­ra çıkma, ter­le­me.

Kaygı bo­zuk­luk­la­rı­nın te­da­vi­sin­de sık­lık­la Bi­liş­sel Dav­ra­nış­çı Te­ra­pi (BDT) kul­la­nı­lır. Ya­pı­lan araş­tır­ma­lar­da BDT'nin hem kaygı be­lir­ti­le­ri­nin azal­tıl­ma­sın­da hem de kaygı bo­zuk­luk­la­rın te­da­vi­sin­de et­ki­li ol­du­ğu ve bu et­ki­le­rin ka­lı­cı ol­du­ğu be­lir­til­mek­te­dir.

BETÜL KARTAL
Psi­ko­log




WhatsApp'ta Paylaş